METELER FATİHLER YAVUZLAR ALMİLALAR YETİŞTİRECEK ANALAR NASIL OL
METELER FATİHLER YAVUZLAR ALMİLALAR YETİŞTİRECEK ANALAR NASIL OLMALIDIR
Geleceği inşa eden ve geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizi en iyi şekilde yetişmesini sağlayan hiç kuşkusuz ki analardır. İnsanların doğumla birlikte genleriyle getirdiği kalıtımsal özelliklerinin şekillendiği ilk çevre koşulu ailedir. Doğumdan sonra çocukta temel güven duygusunun oluşması için 0–1 yaş oldukça kritik bir dönem olmakla birlikte anne ve baba tutumları da bu güven duygusunun oluşması açısından önem teşkil etmektedir. Babaların çalışmalarıyla birlikte gün içerisinde çocuğun sorumluluğunun bakımının annede yüklenildiği düşünüldüğünde anaların kendilerini her konuda yetiştirmesi ve çocukları için iyi bir model teşkil etmesi gerekmektedir. Günümüzde annelerinde çalışma hayatında daha fazla rol almalarıyla birlikte çocuğu üzerinde ki sorumluluğu elbette ki azalmamış anne yoksunluğuna karşı çocukta meydana gelecek duygusal problemlere karşı daha çok bilgili olmayı ve bu konuda çalışmalar yapmayı gerektirmiştir.
Türk anası tarihte de örneği görüldüğü gibi Meteler Oğuzlar Kültiginler Abdülkerim Satuk Buğra Hanlar Osmanlar Fatihler Kanuniler Kemaller Başbuğlar Önkuzular yetiştirecek kudreti kendisinde bulmalı ve çocuğuna gereken ilim irfan terbiyeyi sunmalıdır. Çocuğundan yapmasını beklediği davranışları kendisi de yaparak yani çocuğuna iyi bir model olarak çocuğa uygun ortamlar hazırlayarak çocuğunu Türk İslam töresine göre yetiştirmelidir. Çevrenin olumsuzluklarına karşı çocuğunu korumalıdır. Ancak çocuğun işini onun yerine yapmamalı temel becerilerin kazandırılmasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli ve çocuğun da kendini gerçekleştirmesi için ona fırsat vermelidir. Çocuğun işini onun yerine yapan aileler çocukların bağımlı bir kişilik geliştirmesine neden olurlar. Bu durum çocukları girişimcilik özelliklerini ortadan kaldırarak kendi başlarına hiçbir iş yapamaz hale getirmektedir. Oysaki Türk çocuğu girişken çalışkan ve bağımsız olarak bir işe başlayan ve bitiren özellikleri taşımalıdır.
Türk anası dilini en iyi şekilde kullanmalıdır. Ve çocuğuna bu konuda da iyi bir model olmalıdır. Bir milletin temel yapısının dil olduğu düşüncesine bağlı olarak dilimizin gelecek nesillere iletilmesinde en iyi görev yine analara düşmektedir. Kültürel değerlerine bağlı olmalı geleneklerini göreneklerini göz önünde bulundurarak Türk töresine göre yaşamalıdır. Kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılması konusunda üzerine düşeni layığıyla yapmalıdır.
Türk anası okumalıdır. Ev hanımı da olsa iş kadını da olsa okumalı ve çocuk yetiştirme konusunda bilgi sahibi olmalıdır. Gelişen ve değişen çevre koşullarıyla birlikte çocuklar bir den çok olumlu ve olumsuz uyarıcıyla karşılaşmaktadır. Ve çocuk yetiştirme konusunda bilinçsiz olan anne ve babaların tutumları çocukları etkilemektedir.
“Eskiden kitaplar mı vardı?” Diyenlere karşı şu anne baba tutumlarının ne gibi sorunlar ortaya koyacağını gözler önüne sermek isterim. Çocuğunun içinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerini bilmeyen anne babalar çocuklarından yapabileceğinin üstünde davranışlar beklediklerinde olası bir durumda yani çocuğun o işi yapamaması durumunda çocukta başarısızlık duygusunun oluşmasına neden olabilirler. Ve çocukların girişimci olmalarını engelleyebilirler. Çocuğun 0–6 yaş döneminde içinde bulunduğu duygusal problemleri bilmeyenler çocukların yaşadıklarına farklı tepki verebilirler ve bu durumda çocukların o problemlerinin kalıcı olmasına neden olabilir. Çocuğun tuvalet eğitimi sırasında yapılan yanlış davranışlarda çocuğun ileriki yıllarda ya çok savurgan ya da çok cimri davranışlar sergilemesine neden olabilir. Bu tarz problemler illaki ilk çocukluk döneminde kendini gösterecek diye bir şey yok. İnsan sürekli gelişen ve değişen bir varlık olduğuna göre ve her gelişim döneminin farklı karakteristik özellikleri olduğuna göre ebeveynlerin her dönemde bu tarz problemle karşılaşılması olasıdır. Ve bu problemlere karşı önlemler almak ya da karşılaştığı sorunlara sağlıklı çözümler bulabilmek için bilgi sahibi olması yani okuması gerekmektedir.
Okumak en büyük eksiğimiz olmakla birlikte sadece çocuk yetiştirmek konusunda karşımıza çıkmıyor. Türk anası sadece çocuk yetiştirmek konusunda değil her konuda fikir sahibi olmalıdır. Her konuda kendini yetiştirmelidir. Topluma yön veren olmak istiyorsak sistemin içinde aktif olarak görev almalıyız. Geleceği sağlam temeller üzerine inşa etmek geleceğe yön vermek ancak bununla mümkün olacaktır.
suskunlar meclisi